AK PARTİ İL BAŞKANI Av. M.Şerif Aydın; ‘Halkın yüreğine inanan bir insanım’

A+
A-
13.04.2022

Diyarbakır’ da sahada aktif olarak her daim gördüğümüz, çalışkan, ekibiyle çok ilgili, hitabeti güçlü, organizasyon yönü çok iyi, yönetime geldiğinden bu yana birçok ilke imza atan, Diyarbakır sevdalısı, halkın sevdiği bir isim olan Ak Parti Diyarbakır İl Başkanı Avukat Muhammet Şerif Aydın’ a konuk olduk.

Onu daha yakından tanıyıp,  göreve geldiği günden bu yana geçen bir yıllık sürede Diyarbakır’a yapmış olduğu hizmetleri, hedeflerini, duygu ve düşüncelerini kendisinden dinleme fırsatı bulduk.

Samimi tavırları ve içtenliğiyle hoş bir sohbet gerçekleştirdik. Diyar Magazin YouTube kanalımızdan izleyebileceğiniz röportajımızın ana hatlarını siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz.   

SEVGİ ÖZKAN DALGIÇ; Sizin cümlelerinizle sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?

M.ŞERİF AYDIN; 1979 Adana doğumluyum. İlk orta ve liseyi Adana’da okudum. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2001 yılında mezun oldum. 2002′ den beri Diyarbakır barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktayım. 2014′ e kadar Bismil’ de, 2014′ ten bu yana 8 yıldır Diyarbakır merkezdeyim. Evliyim, 5 çocuğum var. Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans yaptım. 2014 yılında Ankara Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ nde masterımı tamamladım.

“Arap Baharı ve Mısır’da Yansımaları” isimli yayınlanmış yüksek lisans tezim var. 2002 yılında AK Parti Bismil İlçe Gençlik Kolları Başkan yardımcılığında AK Parti’nin kuruluşu ile beraber bünyesinde yer aldım. Yaklaşık 6 yıl gençlik kollarında görev yaptıktan sonra, bir dönem Bismil’ de ana kademe ilçe başkan yardımcılığı yaptım. 2014-2015 yıllarında Diyarbakır İl Başkan Vekilliği, İl Siyasi ve Hukuk İşleri Başkanlığı yaptım. 2015′ ten 2018′ e kadar da İl Disiplin Kurulu başkanıydım. 2014 seçimlerinde Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır İl temsilcisiydim. 2021 19 Şubatından beri AK Parti İl Başkanlığı görevimi sürdürmekteyim.

D.M: Göreve geldikten sonra kadronuzu belirlerken kriterleriniz neler oldu?

M.ŞERİF AYDIN; … Şehrimizi önemseyecek, hem ehliyeti, hem liyakatiyle bu şehre değer katacak, bu şehrin sorunlarını, sıkıntılarını kendi öz sorunu olarak belirleyecek ve tamamen fedakârlık esasına kurulu olan bu teşkilat yapılanmasında gerekli özveriyi gösterecek ve partimizin seçim yolculuğunda, en çok bu şehre katkıda bulunacak insanları bir araya getirmeye çalıştık.

D.M: Göreve geldiğinizden bu yana yapmış olduğunuz hizmetler hakkında bilgi alabilir miyiz?

M.ŞERİF AYDIN; … Şehrin her sorunu her sıkıntısını kendi öz sorunumuz gibi bunlarla ilgilenmeye ve bunları çözmeye gayret ettik. Biz bu sorunların bir kısmını geldiğimiz nokta itibarıyla bu süre içerisinde çözdüğümüzü, önemli bir kısmını en azından çözme noktasında gerekli olan iradelerin harekete geçmesini sağladığımızı düşünüyoruz.. Tam istediklerimizi başarabildik dersek yanlış olur, abartı olur. Mesela başlarken şeyi çok önemsiyorduk, bu şehirde ikinci bir üniversitenin olmasını. İkinci bir üniversitenin bu şehre çok değer katacağını, çocuklarımızın geleceği için çok önem arz edeceğini belirtmiştik. Bunu bir basın toplantımızla da açıklamıştık. Şehrin dinamiklerinin bir araya gelmesiyle bir değil birden fazla üniversite fırsatının bu şehirde kazanılabileceğini söylemiştik… Fakat bu 1 yıllık süreç içerisinde bu beklentimiz maalesef ete kemiğe bürünmedi. Bu gibi bazı noktalarda en azından ikinci lige çıkmış Şehrimize ait bir spor kulübü, bir futbol kulübünün olmasını bekliyorduk. Geçen sene bizim canla başla desteklediğimiz Diyarbekirspor’ un da Amedspor ile beraber ikinci lige çıkmasıyla beraber bir 1. lig hülyasıyla bu sene yaşıyorduk ama maalesef Diyarbekirspor beklediğimiz, şehrin beklediği ihtiyacı olan başarıyı sağlayamadı ve 1. lige çıkma noktasında iddiasından çok uzaklaştı. Bekliyoruz, takip ediyoruz. Belki Amedspor’ dan, en azından Şehrimizin diğer bir güzide takımı olarak bu beklentiyi karşılar ve bu sene şampiyonluğa ulaşır. bu alanlarda beklentilerimize karşılayamadık.

D.M: Siyasete girmeye karar verdiğiniz o an ki duygularınızı öğrenebilir miyiz?

M.ŞERİF AYDIN; Siyasetin içinde büyüdük.  Adana’da ortaokul, lise yıllarımızda o dönem Refah Partisi’ nin gençlik kollarındaki abilerimizin yanındaydık. Aile olarak da Milli Nizam geleneğinden gelmiş olmanın vermiş olduğu bir aidiyetten kaynaklı Milli Gençlik Vakıfları’ nda sürekli bulunduk, onların programlarına iştirak ettik.  Sürekli olarak siyasetin bir kıyısında olmuştuk zaten. Hukuk fakültesi kazanıp Dicle’de Diyarbakır’da eğitime başladıktan sonra da biraz da hani hukuk okumanın vermiş olduğu bir şey midir, siyasete olan meyil, siyasete olan bakış açım daha da gelişti ve siyasetle birçok şeyin çözülebileceğini, siyasetle toplumsal anlamdaki beklentilerin doğru bir şekilde uygulanabilirse eğer çözülebileceğini gördüğümü düşünüyorum. Bu yüzden zaten ben mezun olduktan bir buçuk ay kadar önce Ak Parti kurulmuştu. Öncesinde de zaten hem Recep Tayyip Erdoğan’ ı hem Refah Partisi içerisinden, hem İstanbul’ daki Belediye Başkanlığı sürecindeki çalışmalarından takip ediyorduk. Özellikle yine belki bir hukukçu olmanın veya hukuk okuyor olmanın verdiği bir tepkiydi, Cumhurbaşkanımızın bir şiir okumadan kaynaklı olarak cezaevine girmesi sürecini hukuk fakültesi öğrencisiyken bizzat müşahede etme imkânımız oldu. Bu yüzden siyasette yer almamız gerektiğini, bu ülkeye bu şehre bir katkı sunabileceğimiz imkân var ise bunun siyasetle en doğru temelde olabileceğini düşündük. Ak partinin kurulması ile beraber büyük bir aşkla, büyük bir keyifle AK Parti’nin ilk kuruluşu ile beraber siyasi arenadaki yerimizi almış olduk.

D.M: Elinizde sihirli bir değneğiniz olsa Diyarbakır için ne yapmak, neyi değiştirmek isterdiniz?

M.ŞERİF AYDIN; Diyarbakır’ın en büyük sorunu bizim sahada yaptığımız çalışmalarda da, anketlerde de şunu görüyoruz; işsizlik ve istihdam… Şu anda en büyük sorun işsizlik ve istihdam ve biz parti olarak ta yaptığımız bütün çalışmalarda, bütün beyanlarda hep bunu dile getirmeye çalışıyoruz… Bir sihirli değnek olsa %69 işsizlik ve istihdam en büyük sorun olarak görülen bu şehirde bu sorunu ortadan kaldırmayı ümit eder ve dilerdim.

D.M: Bir basın toplantısında Diyarbakır’ı seven, Diyarbakır’a gönül bağı olan insanlara işsizliği önlemeleri adına bir çağrıda bulunmuştunuz. Bu çağırınız cevap buldu mu?

M.ŞERİF AYDIN;… Bugün bizim Organize Sanayi bölgelerimiz çok kısa sürede yapılan fabrikalarla dolup yenisi için arayışlara başlanan bir süreçteyiz. Bizim o açıklamamızdan sonra bugüne kadar bizim açıklamamız veya zaten planlanan şeyler bilemem onu en azından 4-5 tane güzel yatırım yapıldı. Mesela  Lojistik Merkezi planlanan bir şeydi, o gerçekleşti. Diyarbakır’ da 5500 tane Diyarbakırlı kardeşimizin çalışabileceği, ekmek yiyebileceği bir fabrika olacak bunun gibi bir sürü çalışmalar yapılıyor ama Diyarbakır bunun çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyor. Şu anda bir çalışma yapıldığını biliyoruz…

D.M: Bu bağlamda Diyarbakır’ı doğru ve güzel tanıtabildiğinizi düşünüyor musunuz?

M.ŞERİF AYDIN;… Diyarbakır olarak bu kadar güzel bu kadar hem otantizm anlamında, hem yeni yapılan yerleşkelerden kaynaklı Kayapınar İlçemizdeki güzellikler anlamında, gastronomi şehri, kültür şehri bir sürü değere sahip bir şehir ama mesela Diyarbakır’ ı anlatan Diyarbakır’ da geçen iyi bir tv dizisine bir türlü ulaşamadık. Yani bir  Peribacaları’ nı, Nevşehir’de geçen bir “Asmalı Konak” gibi Mardin’de geçen bir dizi vardı “Ezel” miydi ismi hatırlamıyorum, Cansu Dere oynuyordu, öyle bir diziyi biz Diyarbakır’ da maalesef bir türlü hayata geçiremedik. Bugün Diyarbakır’ a turist inanılmaz sayıda geldi. Pandemi sürecine rağmen katlanarak artıyor. Geçen yıl 500 binin üzerine ulaşmıştı. 2022 yılı içerisinde hedef bir milyonun üzerinde turistin Diyarbakır’a gelmesi. Bunlar çok çok iyi rakamlar… Diyarbakır’ın Hevsel’i var, Hasuni Mağaraları var, Malabadi’ si var, On Gözlü Köprüsü var, Peygamberler var, sahabeler var, Ulu Cami’si var, Kurşunlu’ su var, burçları var, var da var. Diyarbakır’da geçecek, Diyarbakır’ ı sahne olarak kullanabilecek bir televizyon dizisi az önce anlattığım Asmalı Konak örneği gibi Halfeti’de geçen bir dizi vardı. Bir ara bizim çocuklarla İskenderun’dan geliyoruz, tutturdular illa Halfeti’ye gidelim diye sırf o diziden dolayı. Bir tane dizi Diyarbakır’da maalesef gerçekleşmedi. Kültür Bakanımız’ a ben talebimi ilettim, geldiklerinde yine anlatacağım ki Vali bey de biliyor bu konuları konuşuyoruz istişare ediyoruz. Onlarda evet çok güzel olur Diyarbakır’ın turizmi için, tanıtımı için bu kadar şey yapıldı Diyarbakır’da, yapılıyor. Bunları pazarlama anlamında, Batı ile buluşturma anlamında ve bu tür televizyon dizileri her hafta herkesin evine Diyarbakır olarak misafirsiniz yani. Umarım gerçekleşir böyle bir idealimiz, peşinde olduğumuz bir projemiz var yani.

 

D.M: HDP İl Binası önünde evlat nöbeti bekleyen annelerin umudu için neler söylemek istersiniz?

M.ŞERİF AYDIN; Çok tarihsel bir şeydir. Biz süreci kendimiz yaşadığımız için aslında HDP binası önündeki onurlu duruşu sergileyen annelerin ne yaptığını, bu eylemlerinin bu ülkede nasıl bir yansıması olduğunu belki çok fazla idrak edemiyor olabiliriz ama bundan 20-30 yıl sonra bugünlere ait tarih kitaplarında Diyarbakır annelerinin bu onurlu direnişi emin olun çok farklı bir şekilde ve çok tarihsel bir kırılmanın başlangıcı olarak yer alacaktır… Allah yardımcıları olsun ana yüreği başka bir şeydir, bizler belki erkekler olarak baba olarak hiçbir zaman annelik duygusunu birebir anlamamış olacağız ama en azından annelerimizden biliriz ki ana yüreği çok başka bir şeydir yani. Allah yardımcıları olsun, çocuklarına kavuştursun sağ salim. O kötü günleri, bu acı tabloları, bu dram dolu sahneleri bizim coğrafyamızdan uzaklaştırsın inşallah.

 

D.M: Halkın gönlünü kazandınız mı?

M.ŞERİF AYDIN; … Diyarbakır’da yaşayan insanların bizim teşkilatımızın bu dönemki teşkilata bakış açısının iyi veya kötü en azından farklı olduğunu başardığımızı düşünüyorum. Tabii bu ne kadar gönüle dokunmaya yaradı onu seçim günü belirler ama şu açıdan vicdanımız rahat yaptığımız hiçbir çalışmada, attığımız hiçbir adımda asla seçim hesabı yapmadık… Halkın yüreğine inanan bir insanım, yani eğer iyi yapmışsak onun karşılığını siyaseten seçimde illaki verecektir. Vermemişse, vermezse halkın herhangi bir kusuru, kabahati yoktur, biz de işimizi güzel bir şekilde yapmamışızdır. Bununla da yüzleşmesini biliriz.

 

D.M: Diyarbakır sizin için hangi duyguyu ifade ediyor?

M.ŞERİF AYDIN; Diyarbakır bir tutku bende. Ben tabii Adana’da doğup büyüdüm, Diyarbakırlıyım. Adana’ da ilkokulu, ortaokulu, liseyi okurken memlekete inanılmaz derecede bir tutku gelişti. Bir taziye olur, bir düğün olur, yazın geliriz birkaç gün kalırız, bir hafta kalır döneriz. Diyarbakır’dan bir misafir gelir, kalır, görürüz. Diyarbakır’ ı anlatır, köyü anlatır, şehri anlatır, oradaki yaşanmışlıkları anlatır… O yüzden bende Diyarbakır bir tutku, başka bir şey yani…

 

D.M: Z kuşağı da denilen günümüz gençliğine sorulduğu zaman Ak Parti’ye neden oy verirler?

ŞERİF AYDIN; … Bu insanlar bizim insanlarımız, bizim çocuklarımız… Z kuşağı denilen yeni genç jenerasyon içerisinde bizim kadrolarımızda yer alan bizim çalışmalarımızda yer alan yer alan çok cevval, çok kaliteli, çok nitelikli, çok harika gençlerimiz var. Biz onlara “Z” değil, “Vav Kuşağı” diyoruz mesela.

D.M: Diyarbakır’da değerlerimizi yeniden yaşatabilmek adına, gençlerimizle ilgilenmek adına somut attığınız adımlar nelerdir?

ŞERİF AYDIN; Spor kompleksleri yapılıyor ama, ben futbol meraklısıyım, bizim gençlik kollarıyla halı sahada iki sefer maç yaptık diye yerel basın bizi “forvet başkan” diye manşete taşıdı. İlginç şeyler yaşadık. Diyarbakır siyasetinde de sanki gençlerle halı sahada top oynamak bir kusurmuş gibi, hava atmış gibi ilginç ilginç şeyler ile karşılaştık… Gençlik Spor Bakanlığımız Diyarbakır’ da 17 ilçede çok güzel spor kompleksleri için çalışmalar başlattı. Temeller atıldı, bugün Bismil’de tenis kortları inşaatları yapılıyor. Diyarbakır’ın birçok ilçesinde şu anda hem sahaları faaliyete geçmiş durumda, stadyumun yanında Güneydoğu’nun en büyük 250 bin metrekare alan üzerine kurulacak olan bir spor TEMA parkı var proje olarak, şu anda hazırlıkları tamamlanmak üzere… Bu şehirdeki sosyal ve sportif faaliyetlere çok çok önem verdik.

 

D.M: Göreve geldiğinizden bu yana her ay basın mensuplarıyla aylık basın toplantısı düzenliyorsunuz. Hem halkın, hem de basının takdirini kazanıyorsunuz. Buna karar verirken neyi hedeflemiştiniz?

ŞERİF AYDIN; Ak Parti Diyarbakır İl Başkanlığı olarak Cumhurbaşkanımız’ın siyasi temsilciliğini üstlenmiş durumdayız. Hükümetimizin yapmış olduğu çalışmaları halkımıza birebir anlatmak, buradaki bütün çalışmaların bizatihi öncelikli ve planlayıcısı olarak sahibinin Cumhurbaşkanımız olduğunu halkımıza anlatmamız gerekiyor. Bu şehirle ilgili planlarımızı, hayallerimizi, bakış açımızı insanların anlamasını istedik ve hiçbir şekilde bir çekincemiz olmadan basın hangi konuda hangi soruyu soracak olursa olsun buna karşı ne bir ön yargılı olmayı ne bundan çekinmeyi kendimize zül saydık ve bir duruş sergiledik… Ben hem partim için, hem şehir için bu basın buluşmalarının çok önemli bir katkı olduğunu düşünüyorum.

 

D.M: Bizzat toplantılarınıza katılan biri olarak hep aynı dinamizmde, hep aynı enerjide sizi görüyoruz. Çok mutlu olduğunuzu da orada anladık, bu şeffaflığı göstermenizden dolayı. Basın halkın gözü kulağıdır denir, siz Diyarbakır basınının bu konuda olması gereken yerde olduğunu söyleyebiliyor musunuz? 

M.ŞERİF AYDIN; Eğer biz basın mensuplarından doğru bir şekilde istifade edebilirsek şehrin nabzını da, şehrin ihtiyaçlarını da çok daha güzel bir şekilde anlamış oluruz… Ben basının o minvalde özellikle yaptığımız sohbetlerde, şehirdeki gördükleri sorun ve sıkıntıları bir bütün olarak doğru bir şekilde bize aktarmalarını beklerim ve dilerim. Ben basından bir yıllık il başkanlığım süresinde bu geri dönüşümü alabildim mi diye soruyorsanız alamadım… Açıkçası başlarken basına olan bakış açım ve ümit ettiğim şeyi maalesef benim açımdan şahsen bir hayal kırıklığı ile neticelendirmiş oldu.

 

D.M: Türkiye’de olduğu gibi dünyada da bir ekonomik kriz var. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

ŞERİF AYDIN; Türkiye’ de %100-%200, bazı kalemlerde bazı ürünlerde 3 kat, 4 kat pahalılaşma olduğunun farkındayız. Bu Ak Parti’nin yapmış olduğu bir siyasi yanlışlıktan, ekonomik yanlışlıktan kaynaklanan bir hadise değil. Bütün dünyanın içerisinde olduğu bir darboğazdan kaynaklı bir hayat pahalılığı ile karşı karşıyayız… Allah korusun, böyle bir fırtınada bu gemi denizlerin içerisindeyken geminin kaptanı Tayyip Erdoğan, gemiyi yönetenler AK Parti kadroları olmasaydı, Allah muhafaza çok çok daha ağır, çok çok daha onarılamaz durumlarla karşılaşma durumumuz olurdu… Biz önümüzü  aydınlık görüyoruz. Ak Parti’nin komutasındaki bu iktidar, yaptığı çalışmaların semeresini üretim odaklı yapmış olduğu iki yıllık çalışmaların semeresini, tüm halkımıza yaz ile beraber aktarmış olacak inşallah. Biz bu konuda çok inançlıyız..

 

D.M: Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

ŞERİF AYDIN; Teşekkür ediyorum bu güzel sohbet için, imkân için. Biz Diyarbakır’ a hizmet etme aşkıyla yanan insanlarız. Yaptığımız bütün çalışmalarda, evet siyasi partiyiz, evet seçim günü vallahi herkesten oy isteyeceğiz ve bekleyeceğiz. Biz bu şehre hizmet edelim, bu şehri kalkındıralım, bu şehri güzelleştirelim, bu şehri güçlendirelim, çocuklarımıza yarınları için çok daha güzel, çok daha kalkınmış, çok daha müreffeh bir Diyarbakır bırakalım. Bizim hizmetimizin, bizim yapmış olduğumuz çalışmanın karnesini halkımız verir. Onun vereceği karne ne olursa olsun, yeri başımızın gözümüzün üstüdür.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.