Altın Elma’ yı kim yedi?

27.06.2020
A+
A-

Geçen yıl bu vakitlerde turizm sektörünün Oscar’ı olarak adlandırılan “Altın Elma” ödülü Diyarbakır’a verilmişti. Hemen akabinde Valilik, DTSO v.s. bileşenler bir otelde düzenlenen törenle kulağa hoş gelen şeyler söylendi. Ne oluyoruz? Bir şeyler olacak gibi deyip oturuşumuzu düzeltmeye başlamıştık ki, üzerinden bir yıl geçti ortada ne altın var ne de elma. Bazen gazete sütunlarında artık kulağımızı tırmalayacak derecede abartılı gelen “3 milyon turist bekliyoruz” gibi (neden 3 milyon anlamış değilim, aşağısı kurtarmıyor herhalde)üst perdeden sallamalar da duymadık değil. Bir ara da İranlı turist beklentimizle hızımızı alamamış, “Hadi Bismillah” diye haber yapmıştık ama o da boş çıktı. İçi geçmiş ucuzcu yerli turistlerimiz de olmasa, halimiz ne olur bilmiyorum. Turizm adına bir yerlerden birilerini getirip yedirip içirip gönderiyoruz ama halimizde bir değişiklik olmuyor nedense.

Ortada bir sıkıntı var. Ben bunu, başladığımız işin arkasını getirememe gibi şehrimize özgü bir hastalığın turizme yansıması olarak görüyorum.  Demek ortada ciddi bir planlama ve program yok, strateji yok. Sabah gözümüzü ovup bugün ne yapıyoruz diye önümüze o gün için ne konulduysa toplanıyor, bildik laflarla “kadim şehrimiz” diye başlayıp bir şeyler geveliyoruz.

Şehrin yönetiminde söz ve yetki sahibi olanların lafla peynir gemisi yürümeyeceğini bildiklerini sanıyorum. Önümüze ciddi hedefler koyup nokta atışı yapacak, her dalda bir şeyler yapıyor gibi görünmektense az da olsa, öz ve isabetli adımlar atmak durumundayız. Başlanılan işlerin, atılan adımların, ortaya konulan projelerin ajandanın başına yazılıp, sorumlularından belli periyotlarla rapor alınıp, sonuç odaklı olarak takipçisi olunması gerektiğini düşünüyorum.  Yoksa her zamanki gibi dostlar alışverişte görsün misali her gün bir yerlerde toplanıp “kadim şehrimiz” diye biz bize söyler, biz bizi dinleriz. Benden söylemesi..

Hacı DALGIÇ

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.