Diyarbakır’ a ve spora adanmış bir hayat! Bedirhan Akyol

Diyarbakır’ a ve spora adanmış bir hayat! Bedirhan Akyol
06.03.2016
A+
A-

Diyarbakır’ da özellikle spor camiasının çok yakından tanıdığı, sempatisiyle insanların kalbinde yer tutan, 1968 Diyarbakırspor Kulüp Başkanı, değerli  iş ve spor adamı Bedirhan Akyol, sorularımızı içten ve samimi üslubuyla sizler için cevapladı.

D.M: Bize kendinizden bahseder misiniz?

Bedirhan Akyol: Evliyim,  dört çocuk babasıyım. Doğma büyüme Diyarbakırlıyım. Eskiden dediğimiz gibi, Bağlar çocuğuyum.  Spor hayatım çok erken başladı. Hem sporculuk dönemim oldu, hem de kulüp başkanlığım. Ben kulüp başkanlığını 17 yaşında yapmaya başladım. Tarımspor Kulübü diye bir kulüp vardı. O kulübü aldığım zaman 100 dönüm arsam vardı. Onu sattım ve o kulübü aldım. Kulübün borçlarını kapattım. O arsanın bugünkü değeri yaklaşık 70-75 milyon liradır. Tabi sporu sevdiğim için yaptım. Ama bunun arkasında Diyarbakır sevdası ve Diyarbakır çocuklarına ve gençlerine hizmet etme aşkı vardır. Bu gençleri bir yerlere getirmek, başarıya ulaştırmak için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Yani hiç çekinmeden Diyarbakır çocukları için elimden gelen her imkânı sağlıyorum diyebilirim. Çünkü sonuçta ben de Diyarbakır çocuğuyum. Bizim çamurun, taşların içinde oynadığımız dönemler oldu. Beşyüzevler Spor Kulübü vardı. Biliyorsunuz Beş Yüz Evler şehrin sonunda olan, 91-92 lerde evleri yıkılmış olan insanlara yapılmış göç konutlarından oluşan bir bölge. Oranın gençleri çok ısrar etti, kalktım bu sefer Beşyüzevler Spor Kulübü’ nü kurdum. Ondan sonra senelerce oraya hizmet ettim. Tabi o kulübü biraz daha Diyarbakır’ a mal etmek için adını Yeni Diyarbakır Spor yaptım.  Diyarbakır Spor’un düşüşte olduğu bir süreçte Yeni Diyarbakır Spor ‘ a dönüştürdüm. Yeni Diyarbakır Spor, bölgesel lig de 2 sene  üst üste namağlup şampiyon oldu. Bizim Yeni Diyarbakır Spor, Diyarbekir Spor oldu. Şimdi üçüncü ligde. Tabi bizim imkânlarımız belediye takımları kadar değil. Diyarbekir Spor siyasete biraz daha yakın olunca ben biraz uzak durdum. Ben siyaseti fazla sevmiyorum. Sporda siyaset olmaz. Her kesime hitap edeceksin. Kulüp olarak dünya ikincisi sporcularım var. Dünya üçüncüsü,  Avrupa birincisi olan sporcularım var. Sadece futbol değil. Voleybol, Kickboks, Atletizm, Taekwando dallarında kulübümüzün çalışmaları ve sporcuları var. Şu anda beş dalda çalışmalarımız var. Bu dalların üçünde milli sporcularımız var. Bu şekilde sporu buralara kadar getirdik. Ben 24 yılımı verdim. Çok büyük sporcular yetiştirdim. Çok büyük paralar verdim. Spor dipsiz bir kuyudur. Takımın 3. Ligde de olsa yılda en az bir trilyon harcaman gerekir. Hele biz hiç paranın olmadığı bir yere hizmet ettik.

D.M: Siyaseti sevmediğinizi ifade ettiniz ama yakın geçmişe kadar siyasetle ilgilendiğinizi biliyoruz. Bu durumu biraz açar mısınız?

Bedirhan Akyol: Siyasetle ilgilendim şöyle ki. Ben siyasi cezaevinde 4 yıl yatmış biriyim. Diyarbakır’da günlerce, Jitem’ de çırılçıplak işkence de kalmış biriyim. Eskiden işkencelerin olduğu, faili meçhullerin olduğu, köylerin yakıldığı, siyasi mahkumlara yapılan işkenceleri gören, Diyarbakır’ da neler yaşandığını çok iyi bilen biriyim. Onun için Recep Tayyip Erdoğan, ben siyasi olarak son cezaevine girdiğimde o da cezaevine girmişti.  Orada sayın Cumhurbaşkanımıza bir sempatim oluştu. Ona da bir haksızlık olduğunu gördüm. Tabi bir insan yarın öbür gün siyasete girdiği zaman haksızlığın ne olduğunu, cezaevinin ne olduğunu,  işkencenin ne olduğunu bilen biri olarak Recep Tayyip Erdoğan’ la siyasi birlikteliğin doğru olduğunu düşündüm. Ve o dönem de çok iyi ve güzel geçti. Şimdiye kadar hiçbir hükümetin yapmadığını yaptı. Kürt halkına şimdiye kadar tanınmamış hakların tanınması hususunda çok büyük gelişmelere imza attı. Bakın,  Amedspor Kulübü kuruldu. Kesk u sor u zer. Yeşil sarı kırmız, bir de Kürtçe isim. Amedspor, Diyarbekir spor, biliyorsun insanlar özgürce her şeyini anlatabiliyor. Kürtçe okullar açıldı. Belki Selahattin Demirtaş cezaevine girmemiş, işkence görmemiş ona farklı gelebilir. Ama Bedirhan Akyol, o işkenceleri , faili meçhulleri gördüğü için o farkı çok daha iyi görebiliyor. Recep Tayyip Erdoğan, çok büyük değişimler yaptı Kürtler için. Onun için bazen anlatıyorum  tehdit ediyorlar, propaganda yapıyorsun diyorlar, değil. Ben yaşamışım, bir forma için 15 gün işkencede kalmışım. Şimdi sen Amedspor olarak gidiyorsun, Bursa’ da Bursaspor’ u yeniyorsun. Bundan daha güzel demokrasi var mı? O yüzden siyasete o şeklide başladım. Bize bir barış süreci kısmet oldu. Şırnak, Silopi, Cizre Nusaybin her yeri gezdik. Herkesin görüşünü aldık dışarıdan Antalya’dan,  Trabzon’dan gelen milletvekillerini bölgede gezdirdik. Çok güzel bir ortam yakalandı ama bırakmadılar. Maalesef. Çözüm süreci bitti. Ben bunun dışarıdan dış ülkelerden kaynaklandığını düşünüyorum. İnşallah yine böyle bir süreç yeniden başlar  ve yaşanır ve bize de ne düşerse, ne  zaman görev verilse yapmaya hazırım. Ben şu anda Ak Parti’ den ayrılmışım.  Normal bir spor adamı, bir iş adamıyım. Ben doğrularımı söylerken hiç kimseden ne çekiniyor ne de korkuyorum.

D.M: Başbakan olsanız ne yaparsınız?

Bedirhan Akyol: Ben eğer Başbakan olsaydım, Recep Tayyip Erdoğan’ ın Kürtler için yaptığını ben yapamazdım. Bugün Şivan Perwer’ i, Barzani’ yi Diyarbakır’ a getirip ellerinden tutup sahneye birlikte barış ve kardeşlik mesajlarıyla çıkarmak her babayiğidin harcı değildir. Adam Kürdistan bayrağıyla Diyarbakır’ a gelmiş, sen hala onu istemiyorsun.  Şunu özellikle belirtmek istiyorum ki, Kürtlerle Türklerin ayrılma imkânı yoktur. Bunu herkes böyle bilsin. Etle tırnak olmuşlar, ayrılırsa ikisi de gider.  Birbirimizin kıymetini daha iyi anlamamız lazım inşallah bu süreç tekrar devam eder.

D.M: Şunu fark ettim de, spor sizin için her şeyden önce geliyor.

Bedirhan Akyol: Hayatımı spordan ayrı düşünemiyorum. Öncelikle sporu konuşuyoruz, geldiğimiz noktaları konuşuyoruz.  Çünkü, ben servetimin üçte ikisini spora harcadım. Az değil yani.

D.M: Bu aileden gelen bir servet mi, yoksa?

Bedirhan Akyol: Bizim aileden gelen, daha önce babamdan kalan, Diyarbakır içinde arazilerimiz ve arsalarımız vardı. Onların hepsini sporun hizmetine sundum. Şimdi benim kardeşlerim sporla falan ilgilenmiyorlar, servet olarak beni dörde beşe katlıyorlar. Şimdi gördünüz bir arkadaşımız geldi 200 TL verdim, biri geldi iki bin verdim gitti. Spor dipsiz bir kuyudur. Tabi biz memleketimiz olduğu için bunları yapıyoruz. Severek yapıyoruz. Bir de Diyarbakır aşkı var bizde. Diyarbakır ismi benim için çok değerlidir.

D.M: İnşaat sektörüne nasıl geçtiniz?

Bedirhan Akyol: Benim kendime ait bir arsam vardı. Müteahhit bir arkadaşıma daire karşılığı verdim. İnşaatı seviyordum. Daha önce de ortaklıklarım da olmuştu. Kısmet oldu, daha sonra kendi arsamızdan başlayarak buraya kadar geldik. İnşaat sektörüne yirmi seneye yakındır çalışıyoruz. Zana Gelecek Şehirler A.Ş. bizim kendi firmamızdır. Ben oranın da yönetim kurulu başkanıyım. Bu Zana Gelecek Şehirler A.Ş. nin şu anda 2-3 tane şirketleri var. Zana Yapı, Zen Yapı, Yükselim İnşaat bizim bünyemizde olan şirketlerdir. Biz işlerimizi hep Diyarbakır’ da yaptık, Ergani’ de yaptık. Yani yatırımlarımızın çoğunu  Diyarbakır ‘ da yaptık. Şırnak’ ta bizim kömür ocaklarımız var. Onları da geçen seneden beri çalıştıramıyoruz. Irak’ ta bir yol işimiz oldu. Ankara’ dan bir ortağımızla. Baraj işimiz oldu. Zarar edip bıraktık. Onların dışında, inşaat devam ediyor.

D.M: Firma olarak sektördeki konumunuz ve yeni projelerinizden bahsedelim mi?

Bedirhan Akyol: Firma olarak herhalde sektörde üçüncüyüz. Zana, Çeysa, Azel birkaç tane belli başlı firmalar var. Çok iyi konumdayız. Firma olarak çok iyi bir ekibimiz var. Bizim ekibimiz, taşeronlarımız hepsi aileden. Hepsi kendi bünyemizde yetiştirdiğimiz taşeronlardır. Onun için Diyarbakır’ da 350-400 daireli inşaatlar bize çok da yüklü gelmiyor. Çünkü bizim kurumsal bir kimliğimiz var. Şu anda Diyarbakır’ da 500’ e yakın dairelerimiz var satmadığımız. Bizim altyapımız çok güçlü. Bizim inşaatla ilgili hiçbir sıkıntımız olmaz. Onun için 500-600 daire birden yapıp satmayabiliriz de yani. Çünkü o temelimiz var. Biz hep Diyarbakır’ da yapmayı düşünüyoruz. Mesela Urfa Belediye Başkanından bize teklif geldi, güzel siteler burada yapın size destek verelim dedi. Kısmet olmadı. Gitmedik kendi memleketimizi kolay kolay terk etmedik. En son projemiz olan 370 daireli, Marina City’ i hayata geçiriyoruz. Daha önce Diyarbakır’ da yapılmamış şeyleri bu projemizle hayata geçireceğiz. Selahattin Eyyubi Üniversitesi’nin yolu üzerinde 50 dönüm üzerinde, içinde bay-bayan yüzme havuzları, kır bahçesi, spor alanları ve daha pek çok özelliği barındıran muhteşem bir projenin temelini atmaya başladık. Hele böylesi bir süreçte bu işe kalkışmak herkesin harcı değildir. Bizim gibi firmaların çoğu İstanbul, Ankara, Antep’ e gittiler. Bizim memleketimizdir, yanımızda 400-500 civarında çalışanlar var. Biz sadece kendimizi düşünmememiz gerekir. Sonuçta hemşerimizdirler. Ha eziliriz, biraz zahmet çekeriz ama kendi memleketimiz olduğu için gurur duyarız.

D.M: İş hayatındaki felsefeniz nedir?

Bedirhan Akyol: İş hayatındaki felsefem  dürüstlüktür. Bu her şeyden önemlidir. Benim kişiliğim açısından da , spora verdiğim hizmette de hiç kimse benimle ilgili en ufak olumsuz bir şekilde konuşmamıştır, konuşamaz. Benim 23-24 yıllık kulüp başkanlığı dönemim geçmiştir. Herkesle açık ve net konuşurum. Verebileceğimi söylerim. Veremeyeceğimi asla söylemem, taahhüt de etmem. Onun için benim için her şeyden önemli dürüstlük.  Hele bir de kendi memleketinde yaşıyorsan daha da çok dürüst olman gerekir. Hele bir de dürüstlüğüyle bilinen bir ailenin ferdiysen ona daha da önem vermeliyiz, çünkü biz babamızdan öyle gördük.  İkincisi yaptığımız inşaatlarda kaliteli malzeme kullanma açısından ben çok titizim. İnsanlar parasının karşılığını alabilmeli.

D.M: Üye olduğunuz STK’ lar var mı?

Bedirhan Akyol: Genç Girişimciler Derneği Onursal Başkanlığı’ nı yaptım. Onu da ne zaman bıraktım, bir gece düzenlediler, çok güzel bir gece, barış için… O gecede hiçbir hükümet milletvekili katılmadı.  Barışa susamış gençler böyle bir etkinlik düzenlediği halde hiçbir siyasi katılmayınca, demek bu iş burada bitmiştir diyerek tepki olarak bıraktım. Rize‘ de Çay-Kur Bölge Müdürlüğü’nde sendika başkanlığı yaptım. Hepsi Rize’ li oldukları halde, başkanlığı Diyarbakır’ lı ben kazanıyordum. Demek kendimizi kabul ettirmiştik ve sevdirmiştik. Ben asla ve asla ırkçılığı sevmedim ve tasvip etmedim. Halkların kardeş olduğuna inanıyorum.

D.M: Geçmişe dair bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Bedirhan Akyol: Aklımdan çıkmayan acı bir anımı sizinle paylaşayım. Şu arkadaki fotoğrafta gördüğünüz 92-93’ te kesk u sor u zer bir forma giydiğim için 15 gün işkencede kaldım. Ben işkencedeyken, gözüm kapalıydı. Bir tane Jitemci vardı, benim ismim Bedirhan olduğu için hep “ Ey Bedirhan, Nazlıcan, Suphi “ diye seslenirdi. O da kafama yerleşmiş bir türlü onu unutamıyorum. Geldiği zaman da geçmişime gidiyorum.  Demek zamanında bu insanlara da aynı işkenceleri aynı ortamda yapmışlar. Biliyorsunuz cezaevinde yatan insanlar yarım insan oluyorlar. Benim böbreklerimin ikisi de yüzde otuzu iflas etmiş durumda. Beton üzerinde yatıyorsun, rutubet var, o zamanki hapishane koşulları çok kötüydü.

D.M: Sizi en çok ne mutlu eder?

Bedirhan Akyol: Beni en çok Diyarbakır’ ın barışı, bütün sokaklarında gezmeyi, olaysız günleri, o barış süreci, insanların ölmediği Diyarbakır mutlu eder.

D.M: Geleceğe dair şahsi ve şirketsel en büyük hayaliniz?

Bedirhan Akyol: Geleceğe dair şirket olarak bizim çok büyük düşündüğümüz şeyler var. 20-30-40 katlı gökdeleni özellikle Diyarbakır’ da yapmayı hayal ediyorum. Şahsi hayalim Diyarbakır Spor’ un tekrar süper ligde olması, o eski seyircilerin sahaya gelmesi tıklım tıklım o eski coşkuyu görmek benim eskiden beri hayalim. Yeniden görmeye ömrümüz yeter mi, yetmez mi bilmiyorum.

D.M: Bir gününüzü nasıl geçiriyorsunuz?

Bedirhan Akyol: Sizin de gördüğünüz gibi yüzde sekseni insanlarımızın işleriyle, hastasıyla, taziyesiyle ilgileniyorum. Yirmisi ancak kendi işlerimle ilgileniyorum.

D.M: Başkanım bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

Bedirhan Akyol: Ben de teşekkür ederim. Yaptığınız çalışmayı şehir kültürüne büyük bir katkı olarak görüyorum ve size başarılar diliyorum, her zaman beklerim.

1968 Diyarbakırspor Kulübü Futbolcuları Teknik Direktörleriyle birlikte

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.