Efendi Mehmetoğlu;” En sivri kılıç hakikatli bir vicdandır”

Efendi Mehmetoğlu;” En sivri kılıç hakikatli bir vicdandır”
02.09.2021
A+
A-

Efendi Mehmetoğlu;” En sivri kılıç hakikatli bir vicdandır”

 

Diyarbakır’ ın doğal ve tarihi güzelliklerinin bir arada bulunduğu Şehrimizin en güzel mekânlarından, Tarihi On Gözlü Köprü’ nün hemen yanında bulunan Sidem ve Karşıyaka Cafe ve Restoranlarının sahibi Efendi Mehmetoğlu’ na konuk olduk. Bu mekânın var oluş hikâyesini, mücadelesiyle çöplükten tarih çıkaran bu ismi ve verdiği mücadeleyi samimi üslubu ile kendisinden dinledik. Röportajımızın tamamını Diyar Magazin You Tube kanalımızdan izleyebilirsiniz.

 

SEVGİ ÖZKAN DALGIÇ; Öncelikle Diyarbakır’ımıza bu güzellikleri kazandırdığınız için memleketim adına teşekkürlerimizi iletiyorum, gönülden alkışlıyoruz sizi. Memleketime bu kadar güzellik katan bir insanı umuyorum benim gibi diğer insanlar da yakından tanımak istiyordur. Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

EFENDİ MEHMETOĞLU; Aslen Diyarbakırlıyım, 1971 doğumluyum. Rabbime şükür, pırlanta gibi yedi oğlum, bir kızım var, pırlanta gibi gençler yetiştirdim.

 

Efendi Bey, siz aslında Diyarbakırlıların’ da hayalini gerçekleştirdiniz. “Hayaldi Gerçek Oldu” demişsiniz burası için hazırladığınız bülteninizde.  Bu hayali gerçekleştirirken nelerle mücadele ettiniz? Nasıl gerçekleşti?

EFENDİ MEHMETOĞLU; 30 yıldan fazladır burada bu doğa mücadelesine başladık. İnanın hiç kolay olmadı. Burasının her tarafı çöplüktü, bütün şehrin çöpleri ve lağım suları buraya dökülüyordu. Sadece bu bölgede faydalanan bir avuç kendini bilmez insanlar yaşıyordu, içkiciler, esrarcılar, gaspçılar vs. Çok ciddi güvenlik sorunları vardı. İnsanlar buraya korkarak geliyordu. Tabii kolay değildi. Biz ailemizle birlikte yıldan yıla, peyderpey burayı ağaçlandırmaya başladık. Buradaki çöplükleri buradan alıp başka bir yere zarar vermemek şartıyla götürdük. Geriye kırmızı toprak getirdik. Köprünün dört tarafını da temizledik kendi imkânlarımızla, hatta köprünün üç gözü çöple doluydu. İnançla dedik ki biz bu ülkede örnek olmaya çalışacağız. Öncelikle Diyarbakır’ımıza sonra bütün vatanımıza bu  bölgeyi kazandıralım. Yıldan yıla mücadele ve başardık ama çok eziyetler, acılar, sorunlar yaşadık… Mesela bazı şebekeler, bazıları örgütlü olarak, bazıları çetevari olarak bazıları benimki benim diyerek buraya göz diktiler. Şimdi bile bin iftira arkamızdan atmaya çalışıyorlar, bu kendini bilmeyen insanlar. Rabbimize güvendik, yeryüzünde kula kulluk yapmadık, kimseye boyun eğmedik, Ülkemize ve vatanımıza ne faydalıysa onu yaptık. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bu ülkemiz ve insanımız her güzelliğe layıktır. Bundan sonra da daha çok güzel projelerimiz var. Yeter ki sadece devlet büyüklerimiz bu projelerimize onay versin, daha güzelliklere doğru gideceğiz. Mücadeleye devam.  Allah’ ın izniyle nasıl o zorlu süreçleri nasıl aştıysak, bundan sonrası en kolay süreçtir bence. Daha güzelini yapacağız.

 

Bülteninize baktığımda tek tek bire bir ilmek ilmek dokumuşsunuz, burayı. Önceki halinde molozları görüyoruz, hep ağaçsız, şu anda adeta orman alanı gibi olmuş sayenizde. Ne kadar ağaç diktiniz?

EFENDİ MEHMETOĞLU; İnanın sayı olarak belli değil, içlerinde kuruyan da var. Yaklaşık 200 bin fidan bu bölgede dikildi. Çamdan, tut, çınardan tut, her türlü meyve ağacı, bağa kadar…

 

Bu manzara ve mekanı gören kişi sözün bittiği yerde.. Emek ve başarı ortada.

EFENDİ MEHMETOĞLU; Bültenimizin çıkması ve masalara dağıtılması buraya reklam olsun müşteriler gelsin diye değil. Ülkenin geleceği ve insanımızın geleceği için çok önemli yazılara ve cümlelere değinilmiş. Menfaat için değil sırf herkese örnek olsun diye. Özellikle batıdan gelen insanlar Çorum’ dan, Yozgat’ tan , Trabzon’ dan, Bursa’ dan gelen insanlar beni çağırıyor, “Ağabey, ben bu emeği gördüm vallahi duygulandım” diyorlar. Bakıyorum gözleri dolu olarak bana sarılıyorlar. Ne mutlu ki öyle vicdanlı değer bilen insanlarımız var.

Bu mekânı ilk gördüğümde çok mutlu oldum, hemen eşime bu mekânın sahibi kimdir, burayı kim bu kadar güzelleştirmiş dedim ve sizinle tanışmak istemiştim. Sizi tanıdıktan sonra çok kıymetli bir insan, herkesin bu kıymetli insanı tanıması örnek alması gerekir diye söyledim. Gönülden tekrar teşekkür ediyorum.

EFENDİ MEHMETOĞLU; Gerçekten öncelikle ülkemi seven bir insanım. Ülkemizin insanları her güzelliklere layıktır. Irk ayrımı yapmadan insanlarımızı çok seviyorum. Hele hele mazlum insanları çok seviyorum, küçükten büyüğe kadar hep mazlum insanların yanında yer almak istiyorum. Bir Efendi Mehmetoğlu olarak, bir Diyarbakırlı olarak bir vatansever olarak binlerce gençleri topluma kazandırdık burada. Madde bağımlısı gençleri bile kazandım. İnsan isterse her güzellik olur. Birbirimize hep destek olalım, ülkemize sahip çıkalım, Diyarbakır’ımıza sahip çıkalım. Yapacak daha çok şeylerimiz var, cesur olalım. Kula kulluk yapmayalım. En sivri kılıç hakikatli bir vicdandır.

 

Efendi Bey mimari tamamen doğal, tarihi yapıya uygun yapılmış. Buna nasıl karar verdiniz, nasıl oldu?

EFENDİ MEHMETOĞLU; Her şey inanca bağlıdır. İnanç olduktan sonra her şey olur. Ben halkını, kültürünü seven bir insanım. Hem tarihe yakın olduğu için hem de ana kültürünü seven bir insan olduğum için çok beyin yorduk, büyük emekler sarf ettik. İnsan bu kapalı alanlara bu yapılara bakınca sanki köprü ile aynı tarihte yapılmış hissi veriyor. Daha güzelini yapmaya çalışacağız. Daha çok projelerim var.

30 yıldan beridir peyderpey  ağaçlandırmaya başladık. İnanın ki bu ağaçları dikerken hani derler ya bir ağaç büyütmek bir evlat büyütmek gibi. Kolay değil bu, inanç ister. Bu ağaçları küçükken diktik dedik ki bu ağaçlar büyüyecek, ülkemizin insanları gelecek bu ağaçların altında oturacak, bu gölgeden faydalanacak… Bu ağaçların 10 katını daha dikmeği istiyorum. Bu ağaçlar insanlara oksijen, hayvanlara yuva oluyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.